Moby Dick Notlar V

Bölüm 104. Büyük Dandara tapınağı, Muhammed’i müjdeleyen başka bir peygamber, bu tapınaktan gelmiş. Hatta Yunus peygamberin bile, bu tapınağın önünde balinanın karnından çıktığını ileri sürenler vardır. Okuyucu, seni Afrika’daki bu balina tapınağında bırakıyorum. Eğer balina avcısıysan, ya da Nantucket’liysen, oturup sessizce tapınırsın burda.

Einstein mystery quote

The most beautiful thing we can experience is the mysterious. It is the source of all true art and science. He to whom the emotion is a stranger, who can no longer pause to wonder and stand wrapped in awe, is as good as dead —his eyes are closed. The insight into the mystery of life, coupled though it be with fear, has also given rise to religion. To know what is impenetrable to us really exists, manifesting itself as the highest wisdom and the most radiant beauty, which our dull faculties can comprehend only in their most primitive forms—this knowledge, this feeling is at the center of true religiousness.

Moby Dick Notlar V

96. Bölüm Öyleyse içinde dertten çok sevinç taşıyan bir ölümlü insan, ya gerçekten insan değildir, ya da olgunlaşmamıştır henüz. Kitaplar içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. İnsanların en gerçeği, dertli isa; kitapların en gerçeği de Hazreti Süleyman’ınkidir. Onun, Kutsal Kitap’ta verdiği vaaz, derdin en ince dövülmüş çeliğidir. “Her şey boştur.” her şey. Boş heveslere kapılan bu dünya, Hristiyanlıktan önce yaşayan Hazreti Süleyman’ın bilgeliğine varamamıştır. Ama hastaneleri ve hapishaneleri görmek istemeyen; mezarlıklardan geçerken adımlarını hızlandıran; cehennemden çok operanın sözünü eden; Cowper’i, Young’ı, Pascal’i, Rousseau’yu [1] zavallı hasta adamlar sayan; Rabelais’nin öğütlediği gamsızlığı ömrü boyunca yaşayıp, Rablais’ye akıllı olduğu için keyifli diyen adam; mezar taşlarının üstüne oturmaya, o derin ve eşsiz Hazreti Süleyman ile birlikte yeşil ve nemli toprağı kazmaya layık değildir.

Gelgelelim Hazreti Süleyman bile der ki: “Akıl yolundan şaşan adam,” (her ne kadar sağ da olsa), “ölüler arasında sayılır.”[Süleyman’ın Meselleri 21:16] Onun için sen de ateşe kaptırma kendini. Yoksa, bir ara benim başıma gelenler senin de başına gelir, pusulayı şaşırırsın, ölülere dönersin. Dertli olmada bir bilgelik vardır, doğru, ama öyle dertler de vardır ki, düpedüz çılgınlıktır bunlar. Kimi insanların ruhunda, Catskill dağlarının bir kartalı vardır. Bu kartal, hem en karanlık uçurumlara süzülür, hem de o uçurumlardan yukarı havalanıp, güneşli göklerde yok olur. Üstelik bu kartal, hep uçurumlarda uçsa da, bu uçurumlar dağlardır; onun için dağların kartalı, en aşağılara inince bile, en yükseklerde uçan kuşların üstündedir gene de.

[0] http://www.powermobydick.com/Moby096.html

[1] William Cowper, Edward Young, Blaise Pascal, Jena Jacques Rousseau

[2] François Rabelais

Moby Dick Notlar IV

82. Bölüm tanrılar tanrısı Brahma, bir çok kez kurulup dağılan dünyayı yeniden yaratmaya karar verince, bu içi yapması için Vişnu’yu başa getirmişti. Ama Vişnu’nun, dünyayı yaratmaya başlamazdan önce , Veda’ları, yani o gizemli din kitaplarını okuması gerekiyormuş, çünkü anlaşılan, bu kitaplar, genç mimarlara pek yararlı bazı bilgiler veriyormuş.

Perseus, Ermiş Georgius, Herakles, Yunus peygamber ve Vişnu

Mobdy Dick Notlar III

73. Bölüm Bir yanınıza Lock’un başını yüklediniz mi, ondan yana yatarsınız: sonra Kant’ın başı öteki yanınıza yüklenince, dengeyi bulursunuz, ama hapı da yutmuş olursunuz. Böylece kimi insanlar, kafalarına safra yüklerler durmadan. Behey budalalar! Atın o baş belalarını kafanızdan! Rahat yüzüp gidin!

Lock İngiliz filozof, Kant Alman filozof, kuzey ve güney balinalarının geminin sağı ve soluna asılmış olması ile ilişkilendiriyor ama bu durumda da geminin kıpırdayamaz olduğunu söylüyor.

75. bölüm de kuzey balinasına stoacı filozof, Güney balinasına ise, ömrünün son yıllarında belki Spinoza’ya merak sarmış bir Platon’cu idi diyor.

76. bölüm Balinanın gücünü kabul etmezseniz, gerçek karşısında saf bir taşralıdan farkınız olmaz. Ama gerçeğin alevine, ancak semenderlere benzeyen devler dayanabilir. Taşralı, bu alev karşısında eriyiverir. Sais’te gerçeğin timsali olan korkunç tanrıçanın peçesini kaldıran cılız delikanlının başına geleni bilmiyor musunuz?

https://en.wikipedia.org/wiki/Veil_of_Isis
The motif was based on a statue of Isis, or of the goddess Neith who was sometimes equated with her, in the Egyptian city of Sais mentioned by the Greco-Roman authors Plutarch and Proclus. They claimed the statue bore an inscription saying “I am all that has been and is and shall be; and no mortal has ever lifted my mantle.” Illustrations of Isis with her veil being lifted were popular from the late 17th to the early 19th century, often as allegorical representations of Enlightenment science and philosophy uncovering nature’s secret

78. Bölümde nice insanlar Platonun bal yapan kafasına düşüp ölmedimi diyor.

Moby Dick Notlar II

42. Bölüm Beyaz balinaın İshmael için ne olduğunu anlatıyor. Daha derine gidecek olursak, tüm renkleri yaratan o büyülü boya, aslında ışıktır yalnız. Renklerin ana kaynağı olan ışık ise, oldum olası beyaz ve renksizdir. Eğer ışık, nesnelere doğrudan doğruya, aracısız vursaydı, her şeyi bembeyaz eder, gülleri, laleleri kendi boş rengine boyardı. Tüm bunları düşününce, soluk yüzlü evren, bir cüzzamlı görünür gözümüze. Laponya’nın karlarında renkli gözlük takmayan inatçı yolcular gibi, biz zavallılar da, Tanrıya başkaldırıp, dünyayı saran bembeyaz koca kefene bakakalırsak, kör ederiz kendimizi. İşte bunların hepsinin bir simgesiydi o Albino Balina. Anladınız mı şimdi çıktığınız avın ne belalı bir av olduğunu?